Vakti zamanından her insan evladının, özellikle lise yıllarında -diğer yaşlarda da yapılırı tabi ki-, senenin sonu yaklaşırken birbirine yaptığı, ama, mutlaka yaptığı; her sene şaşmadan mutlaka yapıldığı ve "ığğğ iğrençsin, hala bu espiriyimi yapısyosun" denmesine rağmen içten içe kıkırdanan ve bir sonraki sene gelse de ah bir daha yapsak diye içten içe yandığı ve sırf bu sebeplerden dolayı bence -şu anda karar verdim- dünyanın gelmiş geçmiş en mükemmel espirisi olan "Seneye görüşürüz" üzerine bir kaç şey söylemek istiyorum.
Yazının "bunu bende yaptım" kısmı, bu konuda iki yönlü;
1- Bu espiriyi tabiki bende yaptım, yapmaya da devam edeceğim.
2- Bu espiri yapıldıktan sonra veya yılbaşı yaklaştığında espirinin yapılmaya başlanacağı döneme doğru "ayy yapmayın şunu artık kardeşim" denilmesi. Bunu da yaptım. Ama o zaman gençtim, tahriklere ve kızların bacaklarına yanıktım.
Mes'ele şu: Yılın sonuna doğru bazı kendi bilmez "çok bilirler" çıkıp orada burada, arkadaş ortamlarında, tvlerde, dergilerde diyollarki, "ığğ çok iğrenç, yapılmasın artık, yasaklanmalı, bitsin". Emin olun sevgili halkım, bunu söyleyen o adam, o kadın, o genç, o yaşlı, o çocuk, o herneyse.. o sırada o espiriyi yapmak, bunu dergisine yazmak, programını o espiri ile kapatmak istiyor. İstiyor ki utanmadan sıkılmadan, baara baara "Seneyeee görüşürüüüğğğz" demek istiyor.
Peki neden? Neden bu kadar çok istiyor da -istemesi de normal, dünyanın en mükemmel espirisi sonuçta- "çok iğrenç, bitsin" çekiyor millete? Çünkiler utanıyor! Herkesin sevdiğini sevmekten, herkesin güldüğüne gülmekten, herkesin hoşlandığından hoşlanmaktan korkuyor. Bir sinemasever dostum var idi, Evilfather idi takma adı ve Can idi gerçek adı.. derki bu Lost'u neden izlemiyorsun diye sorduğumda -ki Lost gelmiş geçmiş en mükemmel diziler arasında ilk 3'e kesin girer- "abiciim şimdi düşün, bir yemek var, yemek çok güzel, böyle açık büfe ve başında bir sürü insan o yemekten yemek için uğraşıyo, sence hoş bir görüntü mü? onların karnı doysun ben sonra yerim" derdi. İşte bu "seneye görüşüürüüz" diyemeyenler, demeyenler tıpkı bu Evilfather gibi düşünüyorlar. Halbuki yemek o kadar güzel, espiri o kadar şeker ki.
Sen, Fatih Solmaz, evet sen! Bu yazı senin yüzünden, bir okuyucunun gönderdiği "Seneye görüşürüzü ehehehe" bitsin yazısını, senden aynı şekilde bayağı espiri anlayışına sahip olduğun için köşene koymuşsun. Sen, lisedeki salak kız, eve sen! Ne var çocuk seninle yakınlaşmak isteyip de uygun zamanda bir espiri yaptı diye ona çemkirdin, yivvğrenç dedin. Sen, "ben kimseye benzemem"ci çocuk, eve sen! Benze a*ınmoko*im, nolcak? Eğlen azcık.
Evet, canlarım. Bunların hepsi ve bunların nezninde bunlar gibi olan hepsi aslında "Seneye görüşüüüümek" için yanıp tutuşuyorlar ama içlerinde bunu diyecek, bunu yazacak cesareti yok. Sen gel çekinme, sevgiline, ailene, kankana, patronuna bugün bir "seneye görüşürüz" de. Mesaj at. Toplu mesaj at. Belki seni aşağılayacaklar, belki seni yargılayacaklar ama bilki içten içe gülecekler. At bunu, yap bunu.Ve yazıyı burada bitirirken, "Seneye görüşeceğimiz" bu güzel günde, gelecek seneden beklediğin herbişeyin işşallah olması dileği ile, bugün artık bloguma başka bir yazı koymayarak, günün önemine ve anlamına bir tat katarak, tekrar görüşüceğimiz seneye kadar aranızdan ayrılıyorum. Ve giderken sizlerle: "SENEYE GÖRÜŞÜRÜÜÜÜÜZ"
Not: yanlız varya aklıma çok pis bi fikir geldi ama bu sene gecikti... Du bakalım belki seneye.







