Elifimlen çıktığımız mükemmel tatilin (yaşattığı duygular adına) en akılda kalıcı anısı, çıktığımız Kekova turunda yanımıza oturan ve henüz tanıştığımız, emekli öğretmen İlknur hanım'ın, yolculuğun ortalarına doğru (konuşmaktan bıkmadığı tüm bir günün tam ortası oluyor aynı zamanda) Elifim'in kulağına eğilip "Boncuk var mı boncuk?" diye sorması oldu.
Sorunun ne manaya geldiğini, bahsi geçen Boncuğun ne olduğunu bilmiyorduk ve doğal olarak yaşlı insanlara gösterilen saygının tamamı ile "afedersiniz teyzeciim?" şeklinde, esasında soru unsuru içermeyen bir tümceyi ses tonumuzla soruya çevirerek ne demek istediğini anlamaya çalıştık. Daha tekneye bindiği andan itibaren, önündeki, yanındaki, karşısındaki, arkasındaki, ayakta duran, 3 masa geri yan çaprazda duran ve belkide kaptan köşkünde bulunan kaptanla bile konuşan teyzeye, tekrar konuşması için gerçekten çok güzel bir fırsat tanımıştık.
"Boncuk yavrum, boncuk; Bebek yani" diyerek, soruda bahsi geçen Boncuğa daha net bir resim çizen teyze, evli olduğumuzu öğrendiği anda "bebek var mı? düşünmüyor musunuz?" sorularını soran bir çok kişiden birisi olmuştu. Ama en azından bu bizim için klişeleşen sahneyi, farklı bir bakış açısı ile ele aldığı için aklımızda yer edinebildi.
Boncuğun ne olduğunu açıkladıktan ve ardından "yok henüz, şu sıra düşünmüyoruz" cevabının ardından hiç araya sessizlik sokmadan konuşmaya devam eden teyze boncuk bombasının ardından ikinci bombayı patlattı: "Ah yavruum, kızınız olursa adını İlknur koyun emi!" Henüz 1 saat önce tanıştığımız ve bu 1 saat içinde hayatındaki önemli kesitler hakkında bilgi sahibi olduğumuz (öğretmenliği, çocukluğu, mesleğe ve vatanına olan aşkı, ayrıca tahminen bu aşklardan ötürü ömrünü bekar devam ettirdiği) İlknur teyze, doğacak kızımıza Annelerimizin, çok yakın olduğumuzu arkadaşlarımızdan birinin veyahut yıllardır hayalini kurduğumuz yavrumuz için çoktan seçtiğimiz ismin yerine kendi adının konulmasını istiyordu. O anda yüzüne baktım İlknur'un. "Ciddi mi acaba?" diye düşünürken yüzündeki o buruk ifadeyi gördüm. Ciddi ve hüzünlüydü. O anda "Rahmetli babam beni erkek diye beklemiş, sonra bi sabah, sabah namazında kulağına "ilknur" diye bi ses gelmiş. Sonra ben doğunca "hanım adı İlknur olsun, çok hayırlı olacak bu çocuk" demiş" diye isminin hikayesini anlatınca teyzenin talebinde çok ciddi olduğunu anladık.
Yaşadığımız dumur anını bizim gibi çocuğu olmayan evli çiftler daha iyi anlayacaklardır. Sonuçta teyzeyi gene ultra terbiyeli bir şekilde "tabi teyzecim, inşallah teyzecim" diye savuşturduk ama bu olanların ardından bir daha böyle bir konuşma olur korkusu ile ikimizde kafamızı kitaplara gömdük. Hatta ben Elif'in kitabını daha öncesinde zorla eline tutturmuş hatta arada çok kültür manyağıymış gibi "hadi bebeğim bu kitapları bitirmemiz lazım, otelde daha 3'er kitap var, tatilimiz bitene kadar hepsini bitirmeliyiz" gibilerinden bi hareketde yaptım ama jest biraz uzun olunca anlamını yitirdi muhtemelen.
Buradan İlknur teyzeye seslenmek istiyorum: Sevgili İlknur teyzecim, inşallah olacak olan kızımıza ne yazıkki senin adını koymayacağız. O gün orada seni sırf yaşlı bir insansın diye dinledik ve söylediğin şeylere sırf yaşlısın diye götümüzle gülmedik ama şunuda bil ki yaşlılığında bi sınırı var! Bi haddi var! Kendine gel ve bundan sonra genç çiftlere böyle şeyler söyleme!
Ellerinizden öperim, "göt" falan yazdığım içinde özür dilerim, hiddetle çıktı öyle.

2 fikriyat:
Meraba çocuğum.
aramızda geçen muhabbeti böle internet sitelerinden herkeşle paylaşman hiç hoş olmuşmu yavrum.bence olmamış benim ilknur koyun diye ısrar etmemin sebebi size de şans getirsin diyeydi.çünkü bana getirdi. babam bana ilknur ismini koyduğunda şanslı olacak bu çocuk dediğinde haklıydı ve geçen seneki büyük ikramiye bana çıktı.eğer dediğimi yapıp çocuğunuzun ismini ilknur koysaydınız, kimsem olmadıı için bu paranın bi bölümünü size bırakacaktım. o kadar sevmiştim yani sizi. ama üstüne bi de öle terbiyesiz kelimeler kullanınca çok sinirlendim ve sizi mahkemeye vermeye karar verdim.
gördüğünüz gibi çocuğunuzun ismini ilknur koymayarak daha şimdiden uğursuzlukları üzerinize çektiniz
Puahaahahaha! Mahkemede "Yaz kızım, çocuğunuzun ismini İlknur koymak cezasına çarptırıldınız!" kararı çıkabilir bilmemkaçıncı maddenin bilmemCbendine dayanarak.
Yorum Gönder