Ada: Zombilerin Düğünü
Y: Murat Emir Eren, Talip Ertürk
“Düğüne geldik yediler…”
Bir film sırf “ilk” olduğu için “iyi” olabilir mi? Tabii ki olamaz. Ama “ilk” olduğu için, eksiklerine rağmen sevilebilir. İşte Ada: Zombilerin Düğünü, beni kendisine bu yönü ile çekti. Türkye’nin ilk zombi filmi olduğu için, objektif olarak yaklaştığımızda vasatın üzerine çıkamayacak bir filmi sevdim.
Çünkü ilk kez gerçekten sinemaya gönül veren birileri Türk Zombisi yapıyordu. Çünkü bir zombi filminin olmazsa olmaz ölçü kriteri olan “zombi makyajları ve zombiler” gerçekten çok iyiydi. Çünkü senaryo her ne kadar düz olsada anlatım tarzı, dünya çapındaki örneklerinden hiçte geri kalır düzeyde değildi.
5 kişilik bir arkadaş grubunun, arkadaşlarının düğünü için gittikleri adada (diğer şehirlerden ve sınırlardan otomatikman izole mekan) başgösteren, sebebi belirsiz olan ve belirtilmek için uğraşılmayan nedenlerden ötürü ortaya çıkan zombi belası kahramanlarımızın içinden kurtulmaya çalıştıkları bir durum oluşturur. Bir çok zombi filmindeki kabataslak durumla aynı. Senaryonun bu taslağın üzerine koyduğu çok fazla bişey yok. Sadece bir kere görünüp sonra ortadan yok olan yardım umudu, hayatta kalmayı başarmış bir kaç ilginç karakter, arkadaş grubundan zombileşenler ile yaşanan klişe anlar tüm klasik zombi anlatımında olan öğeler.
Tamam, salona gittiğimde karşımda bir “Shaun of the Dead” beklemiyordum ama en azından biraz daha fazla gülebilmeyi dilerdim. Zaten görünen ilk zombinin ardından sırtını “birden ortaya” çıkma korkusuna dayayan filmin komedi kısmı daha zekice olsaydı belki seyir keyfi iyice artardı. Çünkü komiklik anlamında sadece tek bir karaktere ve seri haldeki küfüre dayanan metin pekte eğlenceli değil. Kendi adıma filmde beni en çok eğlendiren şey, eve kısılı kaldıkları ve bu olanların neden olduğuna dair fikir yürüttükleri sahnede ortaya atılan “dumandan olmuştur, dağıttıkları kötü kömürler yüzünden olmuştur” teorisi oldu. Anlayana kocaman bir taş.
Özellikle Ozan Ayhan’ın performansı (Murat) böyle bir tür için oldukça iyi, hatta fazlaydı. Grubun geri kalanı ise bence normal seviyelerde performanslar sergilemişlerdi.
Özetle, ilk olduğu için sevdiğim ve gerisinin çok daha iyi geleceğini düşündüğüm bir film. Gerisi derken, bu filmin gazıyla yola çıkacak diğer bir çok filmden bahsediyorum. Sinema tutkusu ile yola çıkılan ve sinema tutkunları ile birlikte yapılan (İnternetten başvuru yolu ile seçilen 150 sinemasever zombiden bahsediyorum) bir ilk film her ne olursa olsun izlenmeyi hak ediyor.
Basında hemen her yerde kullanılan fotoların en babasındaki zombi ayrıca yıllardır sinema sohbetlerini paylaştığım sevgili arkadaşım Erdem’dir. Çocukça bir gururda duymuyor değilim :) Bana ne ise?

0 fikriyat:
Yorum Gönder